4529 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Salih amellerin Allah'a en ziyade sevgili olduğu günler bu on gündür!" buyurmuştu. Cemaatten: "Allah yolundaki cihaddan da mı?" diye soran oldu. "Cihaddan da! buyurdu. Ancak bir kimse, canını, malını muhataraya atarak çıkar, hiçbir şeyle dönmezse yani cihad sırasında ölürse o kimse hariç."....
4530 - Tirmizi, bir diğer rivayette Ebu Hüreyre radıyallahu anh'tan şu ziyadeyi kaydetmiştir: "Ondaki her bir günün orucu bir yıllık oruca sevabca eşittir. Ondaki bir gece kıyamı ibadetle ihya edilmesi Kadir gecesinin kıyamına ihyasına eşittir." Tirmizi, Savm 52, (758).....
4531 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah, hiçbir günde, arefe günündeki kadar bir kulu ateşten çok azad etmez. Allah mahlûkâta rahmetiyle yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder ve: "Bunlar ne istiyorlar?" der." Müslim, Hacc 436, (1348); Nesai, Hacc 194, (5, 251, 252).....
4532 - Talha İbnu Ubeydillah İbni Kerîz radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Günlerin en efdali arafe günüdür. Faziletçe cum'a'ya muvafakat eder. O, cum'a günü dışında yapılan yetmiş haccdan efdaldir. Duaların en efdali de arafe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en efdal söz de: "Lâilahe illallah vah....
4533 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah Teâlâ Hazretleri, Nısf-u Şa'ban gecesinde dünya semasına iner ve Kelb Kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder." Tirmizi, Savm 39, (739), Rezin bu rivayette "Ateşe müstehak olanlardan" ziyadesini kaydetmiştir.....
4534 - Evs İbnu Evs radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Cum'a, en hayırlı günlerinizden biridir. Hz. Âdem aleyhisselamın toprağı o gün yaratıldı, o gün kabzedildi. Kıyamette Sûr'a o gün üflenecek, sayha da o günde olacak. Öyleyse o gün bana salâvatı çok okuyun. Zira salâvatlarınız bana arzedilir!" Orada bulunanlar: "Salâv....
4535 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Cum'a gecesi veya cum'a günü vefat eden hiçbir müslüman yoktur ki, Allah onu kabir fitnesinden korumamış olsun." Tirmizi, Cenaiz, 72, (1074).....
4536 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm cum'a gününden bahis açıp dedi ki: "Onda bir saat vardır; müslüman bir kul namaz kılar olduğu halde, o saate erse, Allah'tan her ne istemişse onu Allah kendisine mutlaka verir." Bunu söylerken Resulullah eliyle o vaktin azlığını işaretliyordu." Buhari, Cum'a 37, Talak 24, Da'avat 61; Müslim, Cum'a 13, (852....
4537 - Ebu Bürde, babası Ebu Musa el-Eş'ari radıyallahu anh'tan naklediyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın: "Cum'adaki icabet saati imamın minbere oturduğu anla, namazdan çıkması anına kadar geçen vakittir" dediğini işittim." Müslim, Cum'a 16, (853); Ebu Davud, Salat 208, (1049).....
4538 - Hz. Enes radıyallahu anh demiştir ki: "Cuma günü, duaların kabul edileceği ümit edilen saati, ikindi namazından sonra güneşin ufuktan kaybolması anına kadar arayın." Tirmizi, Salat 354, (489).....
4539 - Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç ayı şehrullah olan Muharrem ayıdır. Farz namazdan sonra en efdal namaz da gece namazıdır." Müslim, Sıyam 202, (1163); Ebu Davud, Savm 55, (2429); Tirmizi, Salat 324, (438); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 7, (3, 207,. 208).....
4540 - Hz. Ali radıyallahu anh'ın anlattığına göre bir adam ona sorar: "Ramazandan sonra hangi ayda oruç tutmamı tavsiye edersiniz?" Ali radıyallahu anh şu cevabı verir: "Ben bu soruyu Resulullah'a soran kimseye rastlamamıştım. Nihayet bir adam sordu. O zaman ben de yanlarında idim. Dedi ki: "Ey Allah'ın Resûlü! Ramazandan sonra hangi ayda oruç tutmamı tavsiye edersiniz?" Şu cevabı lütfettiler: "Ramazan ....
4541 - Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Gecede bir saat vardır ki, müslüman bir kimsenin Allah'tan, dünya veya ahirete müteallik bir hayır talebi, o saate rastlarsa, Allah dilediğini ona mutlaka verir. Bu saat her gecede vardır." Müslim, Müsafirin 166, (757).....
4469 - Rifa'a İbnu Rafi' ez-Züraki radıyallahu anh anlatıyor: "Cibril aleyhisselam, "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a gelerek: "İçinizdeki Bedir ehlini ne addediyorsunuz?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Müslümanların en faziletlisi!" buyurdu. Cebrail: "Biz de Bedir'e katılan melekleri öyle en faziletlimiz biliyoruz!" dedi. Rifâ'a radıyallahu anh da Bedir ehlindendi. Raf....
4470 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah Teâlâ Hazretleri, Bedir Ehlinin yaptığı fedakârlık ve ihlâslarına muttali oldu da: "Artık ne isterseniz yapın. Ben sizi affetmişim!" buyurdu." Ebu Dâvud, Sünnet 9, (4654).....
4471 - Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Hudeybiye'de ağaç altında Bey'at edenlerden hiç kimse ateşe girmeyecektir." Müslim, Fezâilu's-Sahabe 163, (2496); Ebu Davud, Sünnet 9, (4653); Tirmizi, Menakıb, (3859).....
5992 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ashabıma sebbetmeyin. Nefsimi elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e yemin ederim ki, şayet sizden biri, Uhud dağı kadar çok altın infak etse, ashabımdan birinin bir müdd hatta onun yarısı kadarki infakına, sevapta yetişemez."....
400 - İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor: "Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'la beraber iken kendi elimle bir ev yapmıştım. Bu ev beni yağmura karşı korumaya, güneşe karşı da gölgelemeye yetiyordu. Bunun inşasında Cenâb-ı Hakk'ın mahlûkatından hiçbirinin yardımını da görmemiştim."....
401 - Bir başka rivayette: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın vefatından beri tuğla üzerine tuğla da koymuş değilim" der. Buhârî, İstizan, 53; İbnu Mâce, Zühd 13, (4162).....
402 - Kays İbnu Ebî Hâzım radıyallahu anh anlatıyor: "Habbab İbnu'l-Eret radıyallahu anh'e geçmiş olsun ziyaretine geldik. Karnına tam yedi yerden dağ vurmuştu. Bize: "Bizden önce gelip geçen arkadaşlarımız var ya, dünya onların sevaplarından hiçbir şey noksanlaştırmadı. Biz ise onlardan sonra öyle dünyalığa erdik ki, koruyacak yer bulamayarak toprağa bina inşaatına yatırdık. Hâlbuki sıkıntılı dönemde, öyle an....
403 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayır yoktur." Tirmizi, Kıyamet 41, (2484).....
404 - Yine, Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Bir gün Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm yanında biz olduğumuz halde gezintiye çıktı. Derken, etrafındaki binalara rağmen daha yüksek olduğu için sivrilen bir kubbe görmüştü: "Bu da ne?" diye sordu. "Ensardan falancaya ait" dendi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm sükut buyurdu, ancak binaya karşı içinden hoşnutsuz olmuştu. Bir müd....
405 - Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs radıyallahu anh anlatıyor: "Ben, ahşap evimi tamir için çamurlamakla meşguldüm. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana uğradı ve: "Bu da ne Ey Abdullah?" buyurdu. Ben: " Evin tamiriyle meşgulüm" dedim. "Ölümün gelmesi ve bu evin yıkılmasından daha çabuktur" buyurdu. Bir rivayette: "Ben emr-i Hakk'ın gelmesini bunun yıkılmasından daha ç....
406 - Dükeyn İbnu Sâid el-Müzenî radıyallahu anh anlatıyor; "Yiyecek istemek üzere Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a uğradık. Hz. Ömer radıyallahu anh'e seslenerek: "Ey Ömer git, istediklerini ver" emretti. Hz. Ömer bizi bir odaya çıkardı. Hücresinden anahtarı çıkardı ve kapıyı açtı." Ebû Dâvud, Edeb 170, (5238).....
407 - Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Yol hususunda ihtilaf ederseniz genişliğini yedi zira yapın." Buhârî, Mezâlim 29; Müslim, müsâkat 243, (1613); Tirmizî, Ahkâm 20, (1355); Ebu Dâvud, Akdiye 31, (3633), İbnu Mâce, Ahkâm 16, (2338).....
1905 - Ebü Müsa radıyallâhu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "AIIah-ü Teâlâ nazarında, bir kulun Allah tarafından yasaklanan kebirelerden sonra, beraberinde getirebileceği en büyük günahlardan biri, kişinin ödenecek karşılık bırakmadan üzerinde borç olduğu halde ölmesidir. " Ebü Davud, Büyü 9, (3342).....
1906 - Ebü Hüreyre radıyallâhu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim, ödemek arzusu iIe insanların malını alır ise, Allah onun borcunu ona bedel eda eder. Kim de telef etmek niyetiyle halkın malını alırsa Allah onu telef eder." Buhâri, İstikrâz 2.....
1907 - İmrân İbnu Huzeyfe rahimehullah anlatıyor: "Meymüne radıyallâhu anha fazlaca borca giriyordu. Ailesi bu meselede müdâhale edip ayıpladılar. Şu cevabı verdi: "Borcu bırakmayacağım. Ben dostum ve can yoldaşım aleyhissalâtu vesselâm'ı şöyle söylerken dinledim: "Bir borçla borçlanan bir kimsenin ödeme niyetinde olduğunu Allah bilince, onun borcunu Allah mutlaka dünyada iken öder." Nes&ac....
1908 - Hz. Ebü Hüreyre radıyallâhu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Borcunu ödeyebilecek durumda olan zengin kimsenin ödemeyi geciktirmesi zulümdür. Biriniz bir zengine havâle olunursa havaleyi kabul etsin." Buhâri, İstikrâz 12, Havâlât 1, 2; Müslim, Müsâkât 33, (1564); Muvatta, Büyü 84, (2, 674); Ebu Dâvud, Büyü 10....
1909 - eş-Şerrid radıyallâhu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: "Zenginin borcunu savsaklaması, haysiyetinin ihlal edilmesini ve cezalandırılmasını helal kılar." İbnu'l-Mübàrek der ki: "Irzını helâl kılar", kendisine kaba davranılır demektir. Cezalandırılması’da, hapsedilmesidir." Ebü Dâvud, Akdiye 29, (3628); Nesâi, Büyü 100, (7, 316); İbnu Mâce, Sada....
1910 - Hz. Aişe radıyallâhu anhâ anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm kapıda yüksek sesle münâkaşa edenlerin gürültülerini işitti. Bunlardan biri, diğerinden borç indirmesini taleb ediyor, bir hususta da merhametli olmasını istiyor. Öbürü de: "Vallahi yapmam!" diyordu. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm yanlarına gitti ve: "Hanginiz, hayır yapmamak üzere All....
1911 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallâhu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Sizden önce yaşayanlardan bir tüccar vardı. Halka borç verirdi. Borçluları arasında fakir görürse hizmetçilerine: "Onun borcundan vazgeçiverin, böylece AIIah'ın da bizim günahlarımızdan vazgeçeceğini umarız" derdi. Allah da onun günahlarından vazgeçti." Buh&aci....
1912 - Diğer bir rivâyette şöyle gelmiştir: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Bir adam hiç hayır amelde bulunmadı. Ancak halka borç verir ve borcunu toplayan elçisine: "Kolay ödeyecekten zenginden al, zor ödeyecekten fakirden alma, vazgeç. Ola ki Allah da bizim günahlarımızdan vazgeçer" derdi. Allah-u Teâlâ Hazretleri bunun üzerine: "Haydi senin günahların....
1913 - Ebü Katâde radıyallâhu anh'nin anlattığına göre, Ebü Katâde, bir boçlusunu para taleb etmek üzere aramıştı. O, kendisinden gizlendi. Bilahare adamı buldu. Ancak: "Dardayım" dedi. Bunun üzerine: "Allah'a yemin eder misin?" diye sordu. Borçlu: "Vallahi" diye yemin etti. Ebü Katâde: "Ben Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın, "Kim Allah'ın ke....
1914 - Hz. Ebü Hüreyre radıyallâhu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'da bir adamın parası ödenmemiş bir devesi vardı. Borcunu istemeye geldi. Bu sırada kaba sözler sarf etti, hatta Ashab'tan bâzıları haddini bildirmek istedi. Ancak Resülullah aleyhissalatu vesselâm buna meydan vermeyip: "Bırakın onu! Hak sahibinin konuşma hakkı vardır" buyurdu, sonra da: "Devesini verin!" diye emr....
1915 - Ebü Katâde radıyallâhu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu vesselam'a namazını kıldırıvermesi için bir adamın cenâzesi getirildi. Aleyhissalâtu vesselâm: "Onun üzerinde borç var, arkadaşınızın namazını siz kılın!" buyurdu. Ben: "Borç benim üzerime olsun, ey Allah'ın Resulü" dedim. "Sadakatle mi?" dedi. "Sadakatle!" dedim. Bunun üzerine ....
6696 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Borcunu ödemeye muktedir olan kimsenin özürsüz olarak ödemeyi geciktirmesi zulûmdür. Sen alacaklı durumda iken alacağın varlıklı ve güvenilir bir kimseye havale edilirse, bu havaleyi kabullen."....
6697 - Abdullah ibnu Ca'fer radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Borç, Allah'ın hoşlanmadığı bir şeye ait olmadığı müddetçe, Allah-u Zülcelâl Hazretleri, borcunu ödeyinceye kadar borçlu ile birliktedir." Ravi der ki: "Abdullah İbnu Ca'fer, vekil harcına derdi ki: "Git, benim için borç al. Zira ben, Resûlullah'tan bu hadisi işittikte....
6698 - Süheyb el-Hayr radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim ödememek kastıyla borca girerse Allah'ın huzuruna hırsız olarak çıkar."....
6699 - İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Üzerinde bir dinar veya bir dirhemlik borçla ölen kimsenin borcu, onun hayır ve hasenatından ödenir. Orada mahşer yerinde ne dinar ne de dirhem vardır."....
6700 - Büreyde el-Eslemî radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim bir borçluya mühlet verirse, her gün için bir sadaka sevabı kazanır. Kim onun borcunu vadesi geldikten sonra tehir ederse, tehir ettiği müddetçe, her geçen gün alacağı mal kadar sadaka yazılır."....
6701 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, bir hak sahibine: "Sen hakkını borçludan imkân nispetinde günahlara girmeden al" buyurdular.....
6702 - İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bir adam gelerek Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan bir alacağını veya bir hakkını talep etti. Bunu yaparken nezâkete uymayan bazı yakışıksız söz sarfetti. Resûlullah'ın ashabı adama dersini vermek istediler. Ama Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm müsaade etmeyip: "Bırakın! Zira alacaklı kimsenin, hakkını alıncaya kadar borçlu üzerinde söz hak....
6703 - Ebu Sa'îdi'l-Hudrî radıyallahu anh anlatıyor: "Bir bedevi Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a gelerek, Efendimizin uhdesinde bulunan alacağını istedi ve bunu yaparken sert davrandı. Hatta: "Borcunu ödeyinceye kadar seni tâciz edeceğim" dedi. Ashab-ı Kiram Hazretleri bedeviyi azarlayıp: "Yazık sana! Kiminle konuştuğunu bilmiyorsun galiba!" dediler. Adam: "Ben hakkımı talep ediyorum" dedi. Aleyhissal&aci....
6704 - Kays İbnu Rûmi merhum anlatıyor: "Süleyman İbnu Üzünâ, Alkame'ye, ödeneği gelme zamanına kadar bin dinar borç vermişti. Ödeneği çıkınca, borcunu ondan istedi ve sert davrandı. O da hemen ödedi, ancak Alkame Süleyman'a kızmıştı. Birkaç ay durup yanına geldi: "Ödeneğim gelinceye kadar bana bin dirhem ver!" dedi. Süleyman yine: "Pekala! Memnuniyetle!" dedi ve ailesine yönelerek....
6705 - Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Miraç gecesinde cennetin kapısı üzerinde şu ibarenin yazılı olduğunu gördüm: "Sadaka on misliyle mükâfatlandırılacaktır. Ödünç para onsekiz misliyle mükâfatlandırılacaktır." Ben: "Ey Cibril! Ödünç verilen şey ne sebeple sadakadan daha üstün oluyor?" diye so....
6706 - Yahya İbnu Ebi İshak el-Hünâi anlatıyor: "Hz. Enes radıyallahu anh'a: "Bizden bir adam, din kardeşine borç olarak mal verir. Sonra malı alan kimse borç verene bir hediyede bulunur, bu hususta ne dersin?" diye sordum. Enes bana şu cevabı verdi: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Biriniz bir malı borç verse, sonra alan da veren kimseye bir hediye vermek veya bineğine bindirmek istese, sakın o hedi....
6707 - Said İbnu'l-Atval radıyallahu anh'ın anlattığına göre: "Kardeşi ölmüş ve üçyüz dirhem mal ve geride bakıma muhtaç horanta bırakmıştır. Der ki: "Ben bu parayı ailesine harcamayı arzu ettim. Aleyhissalâtu vesselâm: "Kardeşin borcundan dolayı hapsedilmiştir. Borcunu sen ödeyiver" buyurdu. Sa'd da: "Ya Resûlullah! Ben onun yerine borcunu ödedim. Yalnız bir kadının iddia edip şahitlendiremed....
6708 - Abdullah İbnu Amr radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Şüphesiz, borç sahibi ödemeden ölünce, borcu Kıyamet günü ondan alınır. Fakat şu üç sebeple borçlanan kimse bu hükmün dışındadır: 1. Adamın gücü Allah yolunda savaşta zayıflar, o da Allah düşmanına ve kendi düşmanına karşı kuvvetlenmek için borçlanır. 2....